• BUGÜN 16/31
  • ‘’FATİH-İ ÜSKÜB’’ Paşa Yiğit Mehmed Bey

    September 19, 2017 | 13:56

    “Eskimeyen Yazılar” bölümümüzde bu hafta Doç. Dr. Süleyman Baki’nin Üsküp fatihi Paşa Yiğit Bey’i ele aldığı  yazısını ilginize sunuyoruz. Yazısında Üsküplülerin Paşa Yiğit Mehmed Bey’e sahip çıkması gerektiğininin önemine değinen Baki,  “Üsküp onu fethedenlere minettardır. Ve yine Üsküp, ‘’Üsküp fatihi’’ne türbedardır” diyor.

    Yazar: Süleyman Baki

    Osmanlı Devleti’nin Balkan coğrafyasında en önemli merkezlerinden biri olan Üsküp şehri, kendisini ‘’Osmanlı’’ veya ‘’Müslüman’’ şehri yapan fatihlerini bağrında taşımakta, onlara ev sahipliği yapmakadır.

    Üsküp onu fethedenlere minettardır. Ve yine Üsküp, ‘’Üsküp fatihi’’ne türbedardır.

    Evet, Üsküb’ün fatihi Paşa Yiğit bey’den söz ediyoruz. Paşa Yiğit Bey, Balkanlar için ve tabi ki  Üsküp için önemli ve tarihi bir zat. Üsküp, ‘’Osmanlı Üsküp’ü’’ olmayı kelimenin tam anlamıyla O’na borçludur. Fakat Paşa Yiğit Bey’i de, Paşa Yiğit yapan Üsküp’tür.

    Peki kimdir bu zat?

    Paşa Yiğit Bey, Osmanlı tarihinden bahseden eserlerde, bazen Paşa Yiğit, bazan da paşa Yiğit Mehmed Bey diye bahsedilen bir Osmanlı devlet ve ordu kumandanıdır. 792/1389 senesinde Osmanlı Türk orduları Üsküp’ü fethettiklerinde Osmanlı ordusunun başındaki muzaffer kumandan olarak, Paşa Yiğit Bey’i görmekteyiz. Üsküp şehri, Osmanlılar tarafından fehedildikten hemen sonra, buranın idaresi ve muafazası, Paşa Yiğit’e verilmiştir. Paşa Yiğit Bey, bu görevi uzun zaman sürdürdükten sonra, oğullarından biri olan İshak Bey’e bu görevi devreder. İshak Bey ise, Üsküp’teki Alaca Camii’nin banisidir. Caminin giriş kapısı üzerindeki kitabede, İshak Bey’in, Paşa Yiğit Bey’in oğlu olduğu zikredilmektedir. Osmanlı tarih kaynakları Paşa Yiğit Bey hakkında pek tafsilatlı bilgi vermemektedir. Fakat, Sultan Yıldırım Bayezid devrinde yaşadığı ve onun tarafından buralara iskan edilen bir kavmin, topluluğun ulusu olduğu belirtilmektedir. Uzun süre Üsküp’te yaşamış olan Paşa Yiğit Bey, Üsküp’te vefat etmiş ve burada defnedilmiştir. Paşa Yiğit, eskiden olduğu gibi günümüzde de bazı kişilerce hocası Meddah Baba ile karıştırılmaktadır. Oysaki her ikiside ayrı kişilerdir.

    Paşa Yiğit Bey ( Meddah ) Camii: Paşa Yiğit Bey, sadece Üsküp’ü fetheden bir zat değil, bilakis o, gönülleri de fetheden bir fatihtir. O, bugünkü Üsküp Türk Çarşısı’nın tam da göbeğinde bir cami, medrese ve tekke yaptıracak kadar manevi dünyası geniş olan bir gönül adamıdır. Üsküp halkının Yiğit Paşa Camii veya Meddah Camii diye iki  isimle isimlendirdiği bu camiyi yapan Paşa Yiğit Bey’dir. Üsküp’ün en eski camii olan bu cami, Meddah Medresesi’nin avlusunda Paşa Yiğit mahallesinde bulunuyordu. Bulunuyordu diyoruz, çünkü bu cami malesef bugün mevcud değildir. Zamanla, halk tarafından cami, Meddah camii diye isimlendirilmeye ve Meddah camii adıyla bilinmeye başlandı.

    1943 yılında, Üsküp’ün bombardımana tabii tutulduğu günlerde bu güzelim camimiz bombalamaktan dolayı harap hale gelerek kullanılmaz hale geldi. Bu yetmezmiş gibi,  1961 yılına kadar ayakta duran minaresi, dönemin dar kafalı ve kültür düşmanı olan idarecileri tarafından yıktırıldı.

    Türbe ve Mezar: Paşa Yiğit Camii’nin yanı sıra, cami avlusunda Paşa Yiğit Bey’in medfun olduğu bir mezar ve bu mezarın üzerine yapılmış bir türbe bulunuyordu. Türbeye yakın bir mesafede Meddah Baba’nın mezarı da mevcuttur. Medah Baba’ya ait olan bu mezar bugün de mevcuttur. Mezar taşında arapça şu yazı vardır: “ Huve’le-hal-laku’l-Baki el-merhum el-mağfur fatih-i  Üsküp eş-şeyh Meddah baba ruhi çun el-fatiha”. Bu metne göre, Meddah Baba, hem bir “şeyh“ yani hoca, hem de “baba“ dır. Yani tasavvuf erbabıdır diyebiliriz. Ona Üsküp fatihi denmesi, halkın bir yakıştırmasıdır. Manevi sahadaki kuvvet ve yiğitliğinden dolayı bu paye verilmiş olabilir. Ayrıca bu mezar, Paşa Yiğit’in türbesi ile karıştırılmaktadır. Aslında cami avlusunda bir çok mezar olmakla birlikte, zamanla azalmış, yok olmaya mahkum edilimiş ve günümüzde sadece Meddah Baba’nın mezar taşı kalmıştır. Bu mezarın yanında Meddah Baba Suyu’nun bulunduğu, kitapların yanı sıra halk tarafından da bahsedilmektendir. Üsküp halkı bu suyu mukaddes ve şifalı su olarak kabul ediyormuş.

    Meddah Baba diye bilinen zatın asıl ismi Muhyiddin Hoca’dır. Muhyiddin Hoca’nın, Yiğit Paşa’nın hocası olduğu bilinmektedir. Meddah Baba’nın kabri bugün mevcutken, Paşa Yiğit’in türbesi malesef 1963 depreminde yıkılmıştır.

    Medrese  ve Tekke: Yiğit Paşa (Meddah) Camii avlusundaki Yiğit Paşa Türbesi ve Meddah Baba Mezarı’nın yanısıra Meddah Medresesi ve Meddah Tekkesi de mevcuttu. Bugün bunların hiçbirinden eser kalmadı. Meddah Baba Medresesi’nden tarih boyunca, özellikle son elli-altmış sene öncesine kadar Üsküp ve civarındaki İslami hayata yön veren ünlü din alimleri yetişmiştir. II. Dünya Savaşı’ndan sonra bu medrese kapatlılmıştır.

    Sonuç olarak, Paşa Yiğit Bey’in eserlerinden olan cami,medrese, tekke ve türbenin hiçbirinin izine rastlamak mümkün değildir. Meddah Baba’nın mezarı ise, Üsküp Türk Çarşısı’nın Bit Pazarı tarafından olan her iki ana giriş caddelerinin tam arasında, Sulu Han’a yakın mesafede, eski Napredok sinemasının karşısındaki alanda bulunan birkaç dükkan ve maskenin arasında sıkışıp kalmış durumdadır.

    Aydını, siyasetçi ve sade vatandaşı ile Üsküp çarşı esnafı, mutlaka bu mukaddes mekana ve esere sahip çıkmalı, gelecek nesillere Üsküp’ümüzün fatihleri ve eserlerini aktarmalıyız, eğerki biraz tarihe, geçmişe ve mukaddesatımıza saygımız varsa! Devir değişti, günümüzde herkes geçmişine saygı duyduğu ve onu sahiplendiği oranda varlığını sürdürebilmekte. Başkaları geçmişiyle övünmekle meşgülken, bizler neden Osmanlı – İslam eserlerine sahip çıkmıyor, geçmişimizle gurur duymuyor ve onları korumuyoruz?!. Yetkililerinden, derhal bu mekanların eski haşmetine kavuşturulmasını talep ediyoruz.

    Gelin hepimiz Paşa Yiğit Bey’e ve onun hocası Meddah Baba’ya birer fatiha okuyalım!

    Ruhları şad olsun. El-Fatiha

     

    (Bu yazı yazıldığında mevcut olmayan cami ve türbe daha sonra Bursa Büyükşehir Belediyesi destekleri ve Çayır Belediyesi ile Enka Holding’in katkılarıyla, içinde Paşa Yiğit Bey’in türbesi, Meddah Baba’nın mezarı, kütüphane, mescit ve şadırvan bulunan “Yiğit Paşa Kültür Merkezi” 1 Temmuz 2016 tarihinde resmi törenle ziyarete açıldı.)

     

    Köprü Dergisi, Yıl: 2003 Sayı: 5

    Yorum Yap