• BUGÜN 16/31
  • Eylül Sendromu

    September 5, 2019 | 22:25

    Dilerim ki daha sakin bir öğretim yılı olsun, okullar çocuklar içindir, öğretmenler onların ikinci aileleridir, annelerine göstedikleri saygıyı öğretmenlerine de göstermeleri gerek (veliler, çocukların önünde öğretmeni eleştirmemeleri gerek). Ev ödevleri de çocuklar içindir, ne kadar yapabiliyorsa o kadar, sorumluluklarını bir öğrenci olarak bilmesi gerek.

    Eylül okul demek, kim ne derse desin çocukluğumuzdan beri bu hep böyle. Eyvah panikledik değil mi? Kuzey Makedonya ve birçok Balkan ülkesinde eğitim yılı hep 1 Eylül’de başlar. Gerçi bu yıl başlayıp başlamayacağı şüpheli, eğitimciler greve gidebilir, öğretmen maaşlarına zam yapılmazsa bu yıl eğitim yılı biraz daha geç başlayabilir. Aslında genelde belki de daha geç başlamalı, iklim o kadar değişti ki, bırakalım çocuklar Eylül’ün yarısını sendromsuz geçirsin. Yoksa asıl sendrom velilerde mi? Hala yaz ayının ortasında gibiyiz, velhasılı çocukların Eylül ortasına kadar evde durmaları daha iyi olur bence.

    Eğitim konusu açılmışken, elbette ki birçok sorundan bahsedebiliriz. Hem bu bir gelenektir değil mi, eğitimde her zaman yanlış giden bir şeyler vardır, birçok yazar bunları yazar, anlatır, tartışır ama yine sorunlar giderilemez bir türlü. Bizler tam da bu konuda yıllardır birçok sorunun üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Maksat eskisinden daha kaliteli bir eğitim yılına ve daha başarılı öğrencilere, bununla birlikte daha da motive olmuş öğretmenlere ulaşmak.

    Nedense buralarda şöyle bir tabir vardır bu konuda, “Nerdeee eski sistem”, “nerdeee o eski öğretmenler” hatta ve hatta “nerdee o eski öğrenciler”. Bu işte ters giden bir şeyler var sanki, daha iyiye gitmemiz gerekirken, eskiyi özler olduk.

    Kuzey Makedonya’da herkes ana dilinde eğitim alabilir. Bu Yugoslavya kurulduğu zamandan beri böyle, ondan önce Sırpça eğitim ön plandaydı, ondan önce de tabii Osmanlıca. Rahmetli Dedem çok rahat Osmanlıca okuyup yazardı, anneme de öğretmişti, hatta ünivertsedeyken Osmanlıca dersinde en büyük yardımı annemden aldım. İnsanların ana dillerinde okumaları Balkanlarda çok hassas bir mevzudur bu yüzden. Sadece Türkler için değil, diğer milletler için de “dilimizi korumalıyız” olgusu geçerlidir. Bu taraflarda bu yüzden de belki birçok dil bayramı vardır, buna çok önem verilir.

    Ancak yine eğitim yılına dönecek olursak, birçok basılmış Türkçe kitapta hâlâ o kadar çok eksiklik var ki. Bazen eleştirirken sanki başka yanlış bir şey yokmuş gibi hep buna mı takılıyoruz diyoruz. Daha doğrusu keşke tek sorun o olsa.

    Bu gibi sorunlar hiç kimsenin doktor ya da mühendis olmasına engel olmadı, doğru. Okulda farklı bir saygı vardı. Öğretmen-öğrenci ilişkileri daha olması gerektiği gibiydi. Şimdi veliler, çocuklarından daha çok okulla ilgililer. Eylül ayına da stresli giriyorlar, sonuçta bir sürü proje onları bekliyor. Okulda proje olduğu zaman hemen öğretmene telefon edilir, komşu çocuğu daha mı çalışkan, veliler daha bir hırslanır, ev ödevi çok mu var, ailecek o akşam ev ödevleri yazılır. Eğitimde onca sorun olmasına karşın yeni bir problem eklenir çocuğa “ev baskısı”.

    Eğitim yılı başlamadan önce tüm veliler çocuklardan daha stresli. Eskiden kitapları satın almak, kitap edinmek sorunken şimdi öyle bir dert olmamasına rağmen bir sürü kursa yazdırılır çocuklar. Farklı bir maraton başlar. Bütün bunların içinde çocuk, daha az sorumluluk üstlenen bir yapıya geçer, ilgisiz olur, çok fazla dert etmez okulu, yorgundur (bir doktora müracat edilir, ilaç takviyesi alınır) vs. Hatta bu yüzden de lise ya da üniverste çağına gelmiş gençler öğretmenlerine daha az saygılı olur, hocalarını tehdit edip saldırgan olmaları da cabası.

    Dilerim ki daha sakin bir öğretim yılı olsun, okullar çocuklar içindir, öğretmenler onların ikinci aileleridir, annelerine göstedikleri saygıyı öğretmenlerine de göstermeleri gerek (veliler, çocukların önünde öğretmeni eleştirmemeleri gerek). Ev ödevleri de çocuklar içindir, ne kadar yapabiliyorsa o kadar, sorumluluklarını bir öğrenci olarak bilmesi gerek. Sonuçta çocukluk dönemi insanoğlu için önemli bir evredir, bırakın yarışmacı yetiştirimeyi, insan yetiştirmeye çalışın. Öğretim okulda alınıyorsa eğitim hayatın tüm dönemlerinde bitmeyen bir şey…

    Yorum Yap