• BUGÜN 16/31
  • “Eskiden Türk Çarşısı güven, kazanç ve estetik merkeziydi”

    April 27, 2017 | 18:11

    Tarihi Üsküp Türk Çarşısı’nda eski vitrinli dükkanları ve hala eski zanaatlarla uğraşan esnafları araştırdık. Eski zanaatları devam ettiren esnaflar ile konuşan TIMEBALKAN ekibi, eski Türk Çarşısı ile yeni Türk Çarşısı’nın arasındaki atmosfer, kazanç, estetik, ticari, zanaat ve vitrin farklarını sordu. Esnafların çoğu şimdi ki Türk Çarşısı’nın her alanda eski görüntüsünden ve işlevinden uzak olduğu yönünde hemfikir.

    Haber: Sezer SALİHİ / TIMEBALKAN

    Esnaflar tarafından yapılan açıklamalara göre, eski Türk Çarşısı herkes için güven, kazanç ve estetik gibi değerleri ön plana çıkarırken bugün bu özelliklerinden çok uzakta bir görüntü sergiliyor.

    Yarı asırdır Türk Çarşısı esnafı olan terzi Selahattin Mani, 1967 yılında çıraklığa başladığını, 1979 yılından beri 28 senedir de usta gibi dükkan çalıştırdığını belirtti.

    “Eskiden Maaşların durumuna bakılmaksızın fakiri de zengini de elbise diktirirdi”

    Selahattin Mani, “Eskiden işlerimiz çok iyiydi. Zanaatın bir değeri vardı. Şimdi ise maalesef zanaatın değeri kalmadı. Belki de onlarca çırak, birkaç kalfa ve usta yetiştirdim. 40 sene öncesine baktığımızda bir elbise dikmek için bir ay sıra beklenirdi. Maaşların durumuna bakılmaksızın fakiri de zengini de elbise diktirirdi. Hele hele bürokratlar, öğretmenler kendilerine daha fazla özen gösterirlerdi. Şimdilerde ise battıkça batıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Selahattin Mani, şu anda sadece tamiratlarla geçinmeye çalıştıklarını, 70 ve 80’lere kadar çarşının akşam 8’e kadar açık olduğunu, şimdilerde ise dükkanların 9 buçuk 10 gibi geç bir saatte açılmasına rağmen hareketsiz olduğunu söyledi. Çarşıda ki hareketsizliğin sorumlusunun devlet olduğunu belirten Mani, “Taş Köprü’yü onarım bahanesiyle senelerce kapattılar. Bu bahane, Vardar’ın diğer yakasına geçişi sekteye uğrattı. Çarşı eskiden Üsküp’ün tamamı için çalışırdı. Terlikçi, çantacı, saatçi, ve diğer mesleklere baktığımızda bütün Yugoslavya’ya mal buradan giderdi. Üsküp Çarşısı Yugoslavya’nın bir nevi merkeziydi” şeklinde konuştu.

    47 yaşında olan ve 7 yaşından beri çarşıda olduğunu söyleyen çarşı esnafı İrfan Murat, kendisi çırak iken dükkana 7’de gidip açtığını, ustaların ise 8’de bir araya gelip toplandıklarını ve kahve içtiklerini belirtti.

    “Eski dükkanlarda cam yoktu, açıktı herşey. Buralar daha güvenilir idi.”

    Eskiden çarşıdaki kazancın daha bereketli olduğunu vurgulayan İrfan Murat şöyle konuştu: “Eski dükkanlarda cam yoktu, açıktı herşey. Buralar daha güvenilir idi. Türk Çarşısı’nda bir diğer fark ise kazançtı. Daha az çalışırdık fakat daha çok kazanırdık. Babam 59 yılından beri çarşıdadır. 78 yılında babam ilk dükkanını açtı. Beş metrekarelik bir dükkandı fakat kazanç o kadar çoktu ki babam o küçük dükkan ile beş kardeş olan bizleri büyüttü, okuttu, evlendirdi, o küçük dükkan ile biz birçok düğün yaptık”.

    50 yıldır demircilikle uğraşan İsmail Mehmed, zanaatını dedesinden aldığını söyledi. Eskiden dükkan vitrinleri kepenkli olduğunu ve çok uzun zaman öyle devam ettiğini ifade eden Mehmed, “Çarşıda bu kadar butik ve altıncı  tarzı dükkanlar yoktu, bu çarşıda en çok zaantçılar vardı. Her zanaat türü çarşıda mevcuttu. Bunların çoğu öldü ve devam ettiren de olmayınca yapılan çok az zanaat türü kaldı” dedi.

    “Demirci zanaatı tükenmeye yakın bir zanaat. Çarşı eskiden özel bir korumaya sahipti ve bu dükkan vitrinlerini de kapsıyordu.”

    Semerci, kalaycı, urgancı, kazancı gibi zanaatların öldüğünü belirten İsmail Mehmed, “Demirci zanaatı tükenmeye yakın bir zanaat. Çarşı eskiden özel bir korumaya sahipti ve bu dükkan vitrinlerini de kapsıyordu. O dönemde her dukan sahibi vintrinlerini istediği gibi yapamazdı çünkü devlet estetik formunu ve kültür değerini önemsediğinden denetim altına alıyordu” şeklinde konuştu. Sözlerine bir anısını anlatarak son veren demirci İsmail şöyle konuştuu. “Ben iyi hatırlıyorum dedem kepenkleri açardı, akşam dukkanı kapadığında indirirdi kepenklerin arkasından ise tahta koyardı, penceleri kapardı ve kapıları kilitlerdi. Şu anda çarşının estetiği git gide bozuluyor ve büyüklerimiz bu konuda bir şey yapmıyor. Arşivde eski vitrinlerin fotoğrafları var, onlara bakın ve şimdiki vitrinlere bakın büyük fark var. Eski çarşının vitrinlerine hiç ve hiç benzemiyor”.

    Yorum Yap