• BUGÜN 16/31
  • Debre (Debar) Dedikleri…

    September 13, 2018 | 14:35

    Makedonya’nın Batı’daki en uç noktası, Komşu ülke Arnavutluk ile sınır kasabası… Hoş sohbet ve hazır cevaplarıyla bilinen sıcakkanlı insanların yaşadıkları Kent Debre (Debar )…

    Yöredeki eski bir rivayete göre, Türk dünyasının ünlü Nüktedanı Nasreddin Hoca, günün birinde Debre’ye gitmek ister. Ancak Rekalar Bölgesinde ki Vadi’den Debre’ye doğru Deşat Dağı’nın virajlı ve yokuşlu yollarından ilerlerken Eşeğine “De Bre! De Bre!” diye, diye küçük bir kasaba olan Debre’ye varır. Eşeği yorgunluktan dolayı kan-ter içinde kalmıştır. Önüne bir çoban çıkar. Nasrettin Hoca Çoban ile sohbet eder, bir kaç soru sorar. Görür ki çoban hazır cevap. Her sorulanı anında cevaplıyor. “Bu kasabanın çobanı böyle ise, diğer insanları kim bilir ne kadar akıllıdırlar. Bana burada ekmek yok!” diyerek tekrar Eşeğine biner ve

    ” De Bre! De Bre !” diye diye Debre’nin içine girmeden geri döner. Bu kasabanın ismi de bundan böyle “DEBRE” olarak anılmaya başlar…

    Struga ( Ustruga )’ da ki Ohri Gölünün içinde ki kaynaktan fışkırarak, bereketli Struga Ovasını sulayan, Bereketli topraklara can veren ve ardından yüce dağların içinden kıvrım kıvrım süzülerek gelen “DRİM NEHRİ” ile Korab Dağı’nın zirvesinde ki eriyen karların sularını Rekalar Vadisinden geçerek getiren “RADİKA” Irmaklarının, Aşağı Kosovrasti ( Dolno Kosovrasti ) Köyü ile Aşağı Melniçan ( Dolno Melniçani ) Köylerinin önünde ki baraj gölünde kavuşarak, komşu ülke Arnavutluk topraklarından geçerek Adriyatik Denizi’ne dökülen ” KARA DRİM – CIRNİ DRİM” ırağının kıyısında, sırtını “DEŞAT DAĞI”na yaslamış Arnavut – Türk ve Makedonların yüzyıllardır bir arada yaşadıkları Ecdat yadigârı, İslam Beldesi Debre (Debar)… 14. Yüzyılda Sultan II. Murat ve Akıncı Beyi  Üsküp Kumandanı olan Gazi İsa Bey tarafından “Skender Beg” ile yapılan savaşlar sonunda Osmanlı topraklarına katılan ve bu güne kadar Türk ve Müslüman yurdu olarak kalabilmiş , Deşat – Stogovo – Yablanisa ve Bistra Dağları ile çevrilmiş , Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Atalarının yurtları olan “Kocacık Köyü” nün de yer aldığı , Osmanlı Döneminde Manastır Vilayeti’nin “Debre – i Bala Sancağı” nın merkezi ve Türkülere konu olmuş olan “DEBRELİ HASAN”ın memleketi

    Debre ( Debar )… Debre, 2002 yılı resmi nüfus sayım sonuçlarına göre; Toplam Nüfusu: 19.542 kişi. Arnavutlar: 11.348 kişi. Makedonlar: 3.911 kişi. Türkler: 2.648 kişi. Debre Kasabası günümüzde Ohrid Şehrine bağlı bir İlçe konumundadır.

    Debre Kasabası, 1912 / 13 yıllarına kadar Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır. Debre’den 1950 /60 yılları arasında Anavatan Türkiye’ye yoğun göçler yaşanmıştır. Sizlere Debre Kasabasının civarında yer alan irili – ufaklı, Türk ve Torbeş kardeşlerimizin yaşadıkları Merkez Jupa ( Centar Żupa ) Beldesi içinde yer alan 22 köyden biz Türkler açısından özel bir yeri olan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Babası ve Dedesi ile akrabalarının yaşadıkları “Kocacık ” köyünden bahsedeyim.

    “KOCACIK KÖYÜ ”

    1568 yılında Debre-i Bala Sancağının Nahiye’si olmuştur. 1863 yılından sonra tekrar köye dönüştürülür. 19.yy.sonunda 500 hane ve 3000.e yakın nüfusa sahip olan “Kocacık “ta, 1978 de 14 ev, 2000 yılında ise 35 ev kalmıştır. Atatürk’ün Babası Ali Rıza Efendi ve Dedesi Kızıl Hafız Ahmet Efendi, Amcası Mehmet Efendi, kısacası baba tarafı bu köyde doğup büyümüşler ve vefat etmişler sadece Babası Ali Rıza Efendi Selanik’e göç eder ve burada Zübeyde Hanım ile tanışır ve evlenir. Atatürk bu evlilikten Selanik’te dünyaya gelir. Ayrıca günümüzde “Kocacık” Köyünde Atatürk ‘ün Dedesine ait olan evin arsası üzerinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve TIKA Tarafından iki adet ev inşa edilmiş olup “Atatürk Anı Evi Müzesi” olarak ziyaretçilere açık durumdadır. Merkez Jupa Beldesinde 3.20 mt. Yüksekliğinde Balkanlarda ki en büyük Atatürk Heykeli dikilmiştir.

    Debre’de bir de “DEBRELİ HASAN” isminde bir efsane kahraman yaşamıştır. Debreli Hasan 1870 -1920 yılları arasında yaşamıştır.

    “DEBRELİ HASAN”

    1- Drama köprüsü bre Hasan dardır geçilmez. Soğuktur suları bre Hasan bir tas içilmez.  Anadan gelir bre Hasan, Yardan geçilmez.

    “Nakarat ”

    “At martini Debreli Hasan dağlar inlesin. Drama mahpusunda bre Hasan dostlar dinlesin. ”

    2 – Drama köprüsünü bre Hasan gece mi geçtin. Ecel şerbetini bre Hasan ölmeden içtin. Anadan, Babadan bre Hasan nasıl vaz geçtin.

    “Nakarat ”

    3 – Mezar taşlarını bre Hasan koyun mu sandın. ?Adam öldürmeyi bre Hasan oyun mu sandın. Drama mahpusunu bre Hasan evin mi sandın.?

    “Nakarat”

    Öyküsü şöyledir…

    Rivayete göre;

    “Debreli Hasan” Selanik Vilayetinin Kayılar Kazasında askerlik yaparken, haksızlığa dayanamayarak kendisine hakaret eden kumandanını vurur. Dağlara kaçar ve eşkıya olur. Zenginlerden alıp fakirlere dağıtırmış. Ablası ,” Erdemuş”ta İbrahim Beylere gelin gitmişti. Ablası Drama’da yaşıyordu. Hasan zaman zaman kaçak olarak Drama’dan akrabalarına, ablası Esma’ya ziyarete gider. Jandarma tarafından yakalanır Drama Mahpushanesine konulur.

    Hasan mahpushaneden bir yolunu bulup firar eder ve Selanik Limanında Türkiye’ye gelen Mübadillerin arasına karışır, gemiye biner ve İzmir’e gelir.

    Hasan’ın ölümü üzerine Drama’da bu türkü yakılır ve dilden dile söylenir.

    Bu haftalık ta bu kadar.

    Selam ve Dua ile Allah’a emanet olunuz.

    Yorum Yap