• BUGÜN 16/31
  • Dayanışmaya ‘‘Açız’’

    March 16, 2016 | 10:59

    Bugünün insanları geçmişe çok fazla önem vermiyorlar belki. Onlar için sadece bugün ve yarınlar önemli. Aslında doğru bir yaklaşım belki de…

    Herkes tarafından bilinen, takdir edilen, biraz da kıskanılan bir geçmişimiz var. ‘‘Hatasız Kul Olmaz’’, muhakkak ki  ufak tefek hatalarla karşı karşıya gelmişiz tarih boyunca.

    Bugün yaşadığımız topraklar dahil, dünyanın büyük bir kısmına hakkimmiş atalarımız. Türk milleti, yeryüzünün her bölgesinde varmış o dönemlerde. Bugün de öyle, yine dört bir tarafa dağılmışız. Biz, Balkan Yarımadası’nın  Makedonya’sına yerleşmişiz.

    T.C. Üsküp Büyükelçiliği  başta olmak üzere Türkiye’den gelen bütün diğer kuruluşlar bizim için çok kıymetli. Onların buradaki varlığı bile, bizleri inanılmaz derecede mutlu ediyor. Duygusal bir millet olduğumuzu hiç kimse inkar edemez! Basit bir tablo bile bizi etkiliyorsa, demek ki…

    Kısacası Türkiye Cumhuriyeti her şeyiyle  bizim için çok önemli! Ama bu demek değildir ki  Makedonya’yı unutuyoruz. Kendimizi başta Makedonya Cumhuriyeti’nin vatandaşı olarak görüyoruz.

    Yapılan bütün faaliyetlerin, başta Makedonya’da yaşayan halka hitap etmesini tercih ediyoruz.

    Dergimizin tanıtım proğramı üzerine yoğunlaşmıştık, bu yılın Ocak ayında ‘‘Nasıl bir tanıtım proğramı yapılmalı’’ sorusu herkesin kafasına yerleşmişti. Davetiyeleri hazırladık ve dağıtmayı gerçekleştirmemiz için bir protokol listesine ihtiyaç vardı. Kısa sürede liste hazırlandı. Zarflara kuruluşların ve şahısların isimlerini yazdığım gün, hayretlere düşmüştüm. Meğer bizde ne kadar çok dernek, sivil toplum kuruluşları, okul, Türkiye’den, Makedonya’dan ne kadar çok Türk şirketleri  varmış… İlk başta sevindim tabii ki! Ooo dedim maşallah! Bütün bu kuruluşlara neler yapılmaz ki… Bu kadar değerli önemli insanlarımız var, ne mutlu bize vallahi. Biraz daha derin düşündüğüm zaman ise üzüldüm! Yapabilen değil, yapılması gereken şeyleri düşündüm… Bu beni üzdü. Büyük bir boşlukla karşı karşıyaydım. Bütün bu kuruluşların birbirlerini tamamlamaları gerekirken, sanki bunun tersini yapmaya çalışıyorlar. Herkes bir kargaşa içinde NEDENSE..?

    Nedir peki! Ortada paylaşılacak bir şey göremiyorum. Görebilseydim ‘‘Ha, bunu paylaşamıyoruz’’ derdim.

    Kendi kültürümüze ait değerler üzerine çalışmayı, paylaşmayı, ‘‘Ben’’ değil ‘‘Biz’’ merkezli düşünmeyi ve en önemlisi dayanışmayı ne zaman öğreneceğiz, merak ediyorum doğrusu…

    Kefayet Abdürrahman

    (Köprü Dergisi – Yıl:1 Sayı:2 Nisan-Mayıs-Haziran 2002)

     

    Yorum Yap