• BUGÜN 16/31
  • Çanakkale ve Vatan

    March 18, 2018 | 20:42

    Yer ve zaman içinde bazen öyle olaylar gerçekleşir ki Dünya’nın tam merkezine doğru çekilen bu olay veya olaylar birey ve toplumun yapısını tamamen değiştirir ve yapılandırır. Birey, yaşadığı bir yere ya da evine değişik duygular ile bağlanabilmektedir. Bu bağlanmanın sonucunda toplumların gelişmesi ve ileride bu ev veya yer belli gelenek, kültür ve medeniyetle güçlendirilir ve bizler bu yere/eve “Vatan” demeye başlamışızdır. İşte vatan bireylerin veya toplumların kendinden bir parça olarak gördükleri ve bu öz kendisine değişik değerler yükleyerek benimseyerek ve barışık yaşayarak vatanında hayatını idame etmeye devam edecektir.

    Vatan kavramına her toplum kendi açısından ve geçmiş yapısına göre bakmaktadır. Bizler dünya düzeni sağlanması inancı ve kültürü ile yola çıkanlar olarak vatanımızın hem yaşadığımız yer hem de tüm dünyanın istikrar ve huzur içinde yaşaması idealine vatan demekteyiz. Bizlerde vatan kavramı üniversal bir kavram addetmektedir. Vatan demek huzur, istikrar, adalet ve hoşgörü demektir bizler için. Biz komşusu aç yatıp da kendisinin rahat uyuyanı vatan evladından görmeyiz, bizler dünyada huzurun ve düzenin vatan olmanın temel gerekçelerinden olduğunu bilerek yaşayana vatandaş deriz. Tüm bu saydıklarım ve sayamadıklarımızın bizim vatan inancı için nelerden vazgeçeceğimizi Dünya’ya gösterdiğimiz olay Çanakkale’mizdir.

    Bizim için var olmak ve yok olmak ince bir çizgi değildir, çünkü biz ya üniversal düzen ve vatan için varız ya da bunun dışında var olmamızın bir değeri olmadığına inanırız. İşte Çanakkale’de bu ruh ve anlayışla o dönemin “5 çayını İstanbul’da içelim” mantığı ile vatan güden zihniyete savaşmışızdır bizler. Yeri geldiğinde kurşun ve yeri geldiğinde en değerlimiz olan canımızı kurşun gibi namluya koyarak onların üzerine sıkmışızdır. Dedim ya bizim için ya ÇANAKKALE ya da yok oluş vardır. Osmanlı bakiyesinde yaşayan ve bu mirastan istifade edenlere bizler vatan modelini aşılamışız ve gerçek vatandaşlık olan Devlet-i Ali Osmani tebaası yani vatandaşı olamamanın şerefi ve ayrıcalığını geliştirmişizdir. Aksi takdirde bu vatan modeli olmasa idi, Balkanların en az iki-üç yıl önce Osmanlıdan bir fiil ayrılmış olmalarına rağmen Balkanlardan akın akın, hızlı yağan yağmur sonrası taşan ve her şeyi aşan derelerin ve seller misali Çanakkale’ye koşan Balkanlılara ne demeli, bunu niçin mi yaptılar?

    Size söyleyeyim: Vatan ve dünya düzeni için. Evet dedelerimiz Çanakkale’nin dünya vatan modeline neler getireceğini ve Çanakkale’ye saldıranların “Vatana”, “Hilafete” ve “Dünyada istikrara” saldırdıklarını biliyorlardı, çünkü dedelerimiz bu şuur ve anlayışla yetişmiştiler. Vatan onlar için sadece belli anlaşmalar sonucu oluşturulmuş sınırlar değildi. Dedem, Çanakkale’de şehit düşmek ve Çanakkale’yi geçilmez hale getirmek vatandır derdi. Toprak bizlere hem anadır hem de rızkımızı temin aracıdır. Bu yüzden bizim ne anamızdan ne de rızkımızdan vazgeçmeyeceğimizi dünyaya bildirmek için geçmişte Çanakkale’de ve günümüzde 15 Temmuzda ve Orta Doğuda varlığımızı göstereceğiz. Bizim için Çanakkale’de savunduğumuz vatan modelini günümüzde tüm İnsanlığın kendi ana ve rızık olan vatanlarında huzurlu ve rahat yaşamalarının temini için gerekirse her yere götüreceğiz ve “vatan uğrunda ölecek varsa vatandır” sloganıyla Dünyaya Çanakkale’yi hatırlatır ve bir yerde bu şuur ve maneviyat hakim ise o yerdeki vatandaşları dokunmamalarının kendi sağlıkları için faydalı olacağını hatırlatır Çanakkale Şehitlerine rahmetle yad ederiz. Çanakkale geçilmez ise bizim geçilmez dediğimiz yer Vatan olduğundandır.

     

    Yorum Yap