• BUGÜN 16/31
  • “Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı”

    March 18, 2019 | 00:20

    “Dur yolcu..!

    Bilmeden gelip bastığın bu toprak ,

    Bir devrin battığı yerdir.

    Eğil de kulak ver bu sessiz yığın ,

    Bir vatan kalbinin attığı yerdir.!”

    Şiir : Necmettin Halil ONAN

    Evet , Dur yolcu!!!

    “Bilmeden basıp geçtiğin bu toprak , Bir devrin battığı yerdir..!” Değerli okurlarım, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferimiz kutlu olsun. Allah bir daha aziz milletimize böyle kara günleri yaşatmasın.

    “ÇANAKKALE”

    Seyit Onbaşının dünyayı sırtında kaldırdığı yer. 57. Alayın göğsünü düşmana siper ettiği yer. Mustafa Kemal’in , Anafartalar’da ve Conkbayırında tarihe destan yazdığı yer. Vatan sevgisi ile dolu Kınalı Kuzuların, İman ile dolu dağ gibi yürekleriyle , “Çanakkale Geçilmez” diyerek dünyaya yeniden tarih yazdıran yer…

    Davetli olarak Çanakkale Alan Kılavuzları tarafından düzenlenen  “Yazar İlber Şiyak ile Rumeli Tarihi ve Kültürü” konulu söyleşi etkinliğim sonrasında, dinlemeye gelen konuklara hitaben yaptığım konuşmamın son bölümünde, Rumeli’den Çanakkale’ye gönüllü olarak savaşmaya gelerek, Gelibolu yarımadasında Şehit düşerek solan Rumeli’nin Güllerİnden bahsetmiştim.

    Duygu yüklü bu konuşmamın ardından, konukların büyük çoğunluğunun gözyaşlarına hakim olamadıklarını gördüm. Çanakkale Balkan Göçmenleri Der. Bşk. Tarihçi – Yazar Ahmet USLU, bana “Şehitlik Abidesi Anıtı” maketi plaketini hediye etti. Söyleşimin moderatörlüğünü yapan  eski öğretim üyesi Bünyamin Nami TONKA, Alan kılavuzları ve Çanakkale Valiliği ortaklaşa bir organizasyon yaparak ertesi günü bana ve eşime, Çanakkale’yi ve Gelibolu Yarımadasını , Alan kılavuzu Burak ALTINBİLEK ve Valiliğin tahsis ettiği resmi bir otomobil ile Tüm Şehitlikleri , Tabyaları , Abide Anıtını , Anafartalar , Conkbayırını, Anzak Koyunu , Arıburnunu , kısacası Çanakkale Savaşının yaşandığı bölgeyi karış karış ziyaret etmemi sağladılar. Ziyaret ettim diyorum.

    Zira; Çanakkale gezilmez ! Ziyaret edilir!!! Kendilerine ayrı ayrı teşekkür ederim. Dostlar, şu anada bu makalemi yazarken bile gözlerim doluyor. Benim tespitlerime göre; “Çanakkale Ruhu” gerçek anlamda anlatılamadı , anlatılamıyor..!

    “ÇANAKKALE İÇİNDE AYNALI ÇARŞI”

    Çanakkaleyi ve Gelibolu Yarımadasını her Türk ve Müslümanın, ömründe bir kez bile olsa da gidip ziyaret etmesi gerekir. 1915 yılına gelindiğinde yedi düvel Osmanlı Devleti’ne savaş açmış ve Boğazlara egemen olabilmek ,Türk Milletini Anadolu’dan çıkarıp yok etmek için Çanakkale’ye saldırmışlardı. Anadolu’dan ve Gönül coğrafyamızın her köşesinden  “Ana Kuzuları” Ortak Vatanı savunmak için Gelibolu Yarımadasına koşarak geldiler. Anadolu’dan savaşa katılmak kolaydı ancak Rumeli’den Çanakkale’ye savaşa gelmek öyle sanıldığı gibi kolay değildi. Ben sizlere bu konuyu örneklerle anlatayım. Halifenin Cihad çağrısın Kosova, Bosna-Hersek, Sancak, Arnavutluk, Makedonya, Bulgaristan ve Yunanistan’da ki Camilerden okunması üzerine, buralarda yaşayan Türk, Arnavut, Boşnak, Pomak ve Torbeş ve diğer Müslüman topluluklar tarafından oluşturulan “GÖNÜLLÜLER TABURLARI” na katılarak, gece vakti gizli yollardan Çanakkleye gelen bu Kınalı Kuzuların hiç birine, Türkçe bilip bilmedikleri ve etnik kimlikleri sorulmadı. Çanakkale’ye gönüllü olarak gelen en kalabalık birlikler Bosna-Sancak ve Kosova Taburları’dır.

    Sadece Bosna- Sancak Taburu ile yaklaşık 15.000 gönüllünün geldiğini ve bunların 11.500’ünün Şehit olduklarını biliyormusunuz? Kosova Taburundan 4.000 kişinin Şehit olduklarını biliyormusunuz? Sağ kalan Gazilerden hiç birisinin Gazilik Maaşı almak için isimlerini “Gazi Kütükleri” ne yazdırmadıklarını biliyormusunuz? Gazilerin ” Bizler buralara Bayrak, Din ve Vatan için ölmeye geldik , maaş için gelmedik!” diyerek Rumeli’ye geri döndüklerini biliyormusunuz ?

    Aman Allahım..! Bu nasıl bir İman ki? Pekala;  Bu şekilde İman ve Vatanseverlik ruhu ile Çanakkale’ye koşan bu insanlar kendilerini “TÜRK” olarak kabul etmemiş olsalardı ne diye Çanakkale’ye savaşmaya geldiler… İşte sorunun asıl cevabı bu sır da gizli. Sizlere soruyorum ;

    “Acaba hangi Slav , Rum ve Bulgar, bu derece istek ve iman ile Türkiye’ye Türklük ve İslamiyet uğruna eline silahını alarak, Çanakkale’ye Ortak Vatan , Ay Yıldızlı Bayrak ve Ezan-ı Muhammedi uğruna savaşmaya gelir..!” Birisi çıkıp ta bana bunu izah etsin.

    İşte böyle dostlar… Çanakkale Savaşı sıradan bir muharebe değildi. Çanakkale Savaşı Türk Milletinin “Var oluş Destanı” ve aynı zamanda Kurtuluş Savaşının kalplerde manevi olarak hazırlanmasıdır. Milli Şairimiz Mehmet Akif ERSOY’un Çanakkale Şehitlerine yazdığı şiirinde dediği gibi ;

    “Vurulup tertemiz alnından yatıyor.

    Bir Hilal uğruna ya Rab , ne güneşler batıyor.

    Ey ! bu vatan için toprağa düşmüş asker ,

    Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.

    Sen ki A’sıra gömülsen taşacaksın.

    Heyhat ! sana dar gelmez bu ufuklar ,

    Seni almaz bu cihan.

    Ey Şehid oğlu Şehid ! isteme benden makber.

    Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber..”

    Başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, Silah arkadaşları Kumandanlarımız, Tüm Şehid ve Gazilerimize Allah’tan Rahmet diliyorum. Allah , Aziz Milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın! Dünyaya Türk Milletinin şanlı tarihini yeniden yazdıran bu şanlı milletin aziz evlatları. Şanlı tarihinize , Ecdadınıza ve Vatanınıza sahip çıkınız..! Çanakkale Ruhu işte böyle bir şeydir.

    Millet olarak bu Ruhun sırrına ermek zorundayız.

     

    Yorum Yap