• BUGÜN 16/31
  • Bölücülük ve Sonuçları

    April 12, 2018 | 15:07

    Memleketim Makedonya’nın Kalkandelen kentinde geçenlerde Türkiye Cumhuriyeti Bayrağına yapılan çirkefliği bir türlü aklımdan çıkaramıyorum. Bir Türk olarak Türkiye Cumhuriyeti Bayrağına yapılan çirkin olayı tabi ki kınıyorum, ancak bence bu olayı yapan Birleşik Arnavut Hareket Eylemcilerine yakıştıramadığım için Arnavut ve Türklerin tarihe damgasını vuran beraber düşmana karşı savaştıklarından da söz etmeyi uygun buluyorum…

    …. Çanakkale Savaşlarına katılan,  Üsküp, Prizren, Preşova, Priştina, Manastır, ve daha birçok Kosova ve Makedonya şehirlerinin Türk ve Arnavutların şehitliklerini de hatırlatmak istedim… Böyle çirkef bir olay sırasında-‘Arnavutluk Tetovası’nda (ki bu da bir hayal)  Eski Türk İstilacılarının Kalıntılarını temizledi-‘ denmesi öncesinde geçmiş tarihimize bir baksalar ve de güzelce okuyup anlasalardı mutlaka böyle bir davranışta bulunmaz ve bu kelimeleri asla ve asla kullanmazlardı…

    … Geçmişi, Eski Yugoslavya’daki yaşantımızı hatırlatmakta fayda var bence… 1941 Kurtuluş Savaşına Yugoslavya’nın her bölgesinden katılanlar olmuştur. Dört yıl süren bu savaşta hep birlikte, tüm Halklar tabi ki burada Arnavut ve Türklerin de katılımı tarihe damgasını vurmaktadır.  Dört yıllık bir savaştan sonra, özgürlüğe kavuşmayı başarmıştır. Yugoslavya’da yaşayan Ulus ve Halkların başta birlikteliği sonraları da eşitliği hakkındaki faaliyetler tüm Dünya’da gıpta edilir bir başarıydı… Bizler, oralarda yaşayanlar, dünyanın hiçbir ülkesinde Halkların olmadığı eşitliği her konuda yaşıyorduk. Örneğin Makedonya Cumhuriyeti’nde 1944 yılından itibaren eğitimdeki eşitlik, aynı yıldan basındaki eşitlik, insan hakları konusundaki eşitlik, sanattaki eşitlik ve daha birçok konudaki eşit haklarımız Dünya’da örnek olarak anılırdı…

    …Böyle gıpta edilir bir yaşantı içinde bulunduğumuzda yanlışlıklar, eşitsizlikler yok muydu, tabi ki vardı, ancak böyle bazı ortamlarda, alanlarda, beliren eşitsizliği anlaşarak ortak girişimlerimizle çözebilirdik… Ancak emperyalistler beliren bazı zayıflıkları, boşlukları ve bunlardan memnun kalmayanları kullanarak Dünya’da her şeyiyle gıpta edilecek bir ülkeyi bölmek için çeşitli girişimlerde bulundular… İlk başta güçlü ordumuzu zayıflatmayı başardılar…

    …Ve güzelim ülkemizi günümüzün durumuna getirdiler. Ne oldu altı Cumhuriyet, iki Özerk bölge bölünerek günümüz durumuna getirildi… Böyle bölünmüş bir ülkenin Cumhuriyetleri günümüzde yaşantılarından memnun mu acaba? Sorusu da vaziyetlere bakıldığında kendiliğinden ortaya çıkıyor… Slovenya bugün Avrupa Birliğinde, ancak durumundan memnun değil, araştırmalara göre Avrupa Birliğinden çıkmayı planlamakta. Hırvatistan’a gelince Avrupa Birliğine girdi girecek bir durumda, ancak düşünceme göre amaçlarına ulaşamayacağı düşüncesi de apaçık. Sırbistan, Bosna –Hersek Cumhuriyetlerine gelince ekonomi durumları içler acısı… Gelelim Kosova Cumhuriyeti’ne, istedikleri Cumhuriyet kurmaktı, istekleri gerçekleşti, ancak Dünya’da Kosova Cumhuriyetini Türkiye Cumhuriyeti dışında tanıyan da olmadı, bu da bir gerçek…

    …Kosova’dan söz ederken belirtmek istediğim, bir gerçek var, Ben Prizren doğumluyum, çocukluğumun yaz aylarını Prizren,de geçirirdim. Çok özlüyorum, Maraş’ı Drim’i , Santral’ı Şadırvanı, Kalesini  ancak yıllar yılı oralara gidemedim. Bunu da gelecek yazılarımdan birinde anlatmaya çalışacağım…

    …Gelelim Memleketim Makedonya’ya. Günümüzde Makedonlar, Türkler, Arnavutlar bir arada yaşıyor. Aralarında ne kadar  birbirlerine destek oldukları da yaşantılarından belli?!… Bir zamanlar Makedonya’da, 1944 yılından 2004 yılına kadar basının öncüllüğünü taşıyan –Nova Makedonya-, -Birlik-, -Flaka  e Vlazerimit- gazeteleri günümüzde yayınlanıyor mu? Hayır. Hiçbiri günümüzde medyada yoklar. Yerlerini yeni gazete ve dergiler alabildi mi? Üzülerek hayır diyorum… ürk dilinde yayınlanan, internet gazeteleri,-Time Balkan- ‘Köprü’ Sanat ve edebiyat ve,  ‘Kardelen’ çocuk dergileri var.  Andığım bu gazete ve dergiler gençlerin çabasıyla gün yüzüne çıkmaları da bir gerçektir. Böyle gazete ve dergilere kendilerini adamış genç yazar, gazeteci ve şairlerin güçlüklerini soran oldu mu? Sanmıyorum. Kendi yağında kendileri kavruluyor…

    1944 yılından bu yana Ana dilinde eğitimin günümüzdeki durumu pek de ahım şahım görünmüyor. –Tefeyyüz-  ilkokulunun başarılarını takip ediyoruz, nasıl da güzel işler yapma çabasında, ancak tahminimdir ki, beliren sorunları da yenmekte zorlanıyorlar.  Lise, Yüksek eğitim tümünde kendine göre zorlukların iç içe olduğu da bir gerçek…  Eğitimde beliren sorunlarla atbaşı giden okul ve okullardaki eğitmenleri başarıları için gerçekten de kutlamak gerekir. Sanata gelince, Üsküp Türk Tiyatrosu var olan sahnesinin alındığında, günümüze kadar kendi sahnesine kavuşamadı ne yazık ki! 195o yılından bu yana başarılı faaliyetleriyle atbaşı giden bir Tiyatro Sahnesi düşünün ki günümüzde sahnesiz, diğer tiyatro sahnelerinde oyunlarını sergiliyor. Yine de başarıları geride kalmıyor, böyle faaliyetteki Tiyatro ekibini de kutlamak bize düşer…

    … Eski Yugoslavya’nın bölünmesinden sonra Cumhuriyetlerin hepsi de günümüzde başta ekonomi zorluklarla atbaşı giderken, birileri kalkıp da yeniden Cumhuriyet bölünmelerine sevdalanmışlar…

    ….Derken Çanakkale şehitliklerinden  söz etmeyi de uygun gördüm. Yazımın başında dediğim gibi Çanakkale Şehitliklerini görmeyenlere, özellikle –‘Eski Türk İstilacılarının Kalıntılarını Temizledik- diyenlere, sözünü ettiğim Şehitlikleri ziyaret etmelerini tavsiyemdir…

    Çanakkale Şehitliklerindeki, mezar taşlarını gördüklerinde umarım  böylesi düşüncelerinden kendilerinden utanır ve bir daha da bu tür girişimlerde bulunmayacaklarına eminim…

    Eski Yugoslavya’yı bölenler, yine de orada yaşanılan özgürlüklerden hoşlanmayarak, bazı kendi bilmezleri kullanarak düşmanlıkları yayma peşindeler. Günümüz gençleri bence böyle provokasyonlara gelmeyip kendi özgürlüklerine sahip çıkacaklarına eminim. Zaten günümüzde Türkiye Cumhuriyeti, ekonomiden başlayarak, eğitime kadar memleketim Makedonya’ya yardım elini uzatmış, daha güzel yarınlar için değerli çalışmaları yapmaktadır. ..Yardım derken belirteyim ki, Milletler arasında hiç ama hiç ayırım yapmadan her yöreye, her kişiye eşitçe yapılıyordur… Böyle yapılan yardımlardan hiç düşünmeden, kendini emperyalist güçlerine teslim edip Memleketim Makedonya’nın bölünmesine alet olmak, yakışır mı acaba? Yediğin ekmeğine küfran etmektir, bu tür davranışlar…

    Yazımın sonunda şunu belirtmek isterdim ki, Kalkandelen’de beliren bu çirkin olayı oralarda ikamet edenlerden seviyeli protestoyu beklerdim. Ancak, günümüze kadar böyle bir tepkinin yapıldığına ilişkin yazıyı göremedik…

    …Güzelim, yaşantımıza böyle çirkin olayları ne olur katmayınız.  Yeni yetişen nesillere beraberlik, hoşgörü ve başarılı çalışmalarla örnek olmaya çaba harcayın. İnancım, birlik ve beraberlik yaşantılarını hiçbir gücün yenemeyeceği de apaçıktır. Ortak faaliyetler, beraberlikler tüm güzelliklerin aynasıdır. Örnek bir ülke olmayı başarmak zaten Memleketim Makedonya’da yaşayan tüm Milletlerin elindedir. Bunu başarmak tabi ki oralarda yaşayan tüm Milletlere kalmış bir görevdir…

     

     

     

     

    Yorum Yap