• BUGÜN 16/31
  • Bir Üsküp Sabahında

    January 16, 2020 | 15:10

    Çocukluğumda Balkanlar’ı sadece gelen soğuklarından tanırdım…

    Yıllar sonra ilk kez Saraybosna’ya, Üsküp’e, Prizren’e gidince kendimden utandım…

    Savaştan yeni çıkmış dostların acılarını dinlerken, akan gözyaşlarım utancıma eşlik etti…

    Ne kadar uzak kalmışım yıllarca burada yaşayanlara ve acılarına…

    O gün başlayan Balkanlar’a olan ilgim ve sevgim, yıllar içinde artarak devam ediyor…

    Birçok kez, birçok olayı vesile kıldım kendime daha sık ziyaret etmek için bu toprakları…

    Her gelişim bir sevinç ve hüzün sarmalı içinde geçiyor…

    Dün, Üsküp’teki ikinci günümüzde, buradaki evimiz, dostlarımızı bulma yerimiz, Köprü Derneği’nde toplandık…

    Daha önce tanışmamıza rağmen sohbet etme fırsatı bulamadığım Yazar ve Şair Leyla Şerif Emin ve yoldaşı, hayat, dava arkadaşı Hüsrev Emin’le, nam-ı değer Seko ve Serhat ile, uzun saatler hasbihal etme şansımız oldu kahveler eşliğinde…

    Bu gezimin bana ikramıydı Leyla Şerif Emin…

    Bu toprakların acıları ile harmanlanmış edebiyatçı, düşünce ve eylem insanı olan şair ve yazarın satırlarını paylaşmak istedim sizlerle…

    Hoyratlığın, özensizliğin, çıkarcılığın bir salgın hastalık gibi dünyalarımızı sardığı günümüzde, hoş bir meltem rüzgarı gibi esti gönlümde şairin mısraları…

    Daha baskıdan yeni çıkan ilk şiir kitabından alıntı yaptım…

    SAAT KULE

    Ben ne kız kulesiyim ne de Galata

    Ben zamana meydan okuyan Üsküp’ün saat kulesiyim,

    Sultan Murat Camii’nin yanında

    Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul Fethinden önce

    Otağını kurduğu yerdeyim

    Ve hala aynı yerdeyim,

    Zamana meydan okuyan kuleyim…

    Yanımda bir Sultan yatar hem de ne sultan

    Beyhan Sultan…

    Bir de Dağıstanlı Ali Paşa var

    Ağırlığımı bilseydiniz saatiniz çatlardı

    Yok benim saatim çalındı,

    Çok hasar gördüm ve ne çok da savaşlara şahitlik ettim

    Doğum tarihim 1566 Osmanlı dönemi ilk saat kulesiyim

    Bulunduğum yerde Sultan Murad’ın naaşı kalmış bir gece

    Nöbet yeri işte

    Ve yüz yıllardır aynı nöbetteyim…

    46 yıl saatsiz kaldım,

    Öylesine boş durdum

    Otlar sardı dört bir yanımı

    Şimdi de tekrar yenileniyorum

    Pek yakında anlı şanlı döneceğim

    Saatlerinizi iyi ayarlayın yoksa enstitü kurarım.

    2018

    ÜSKÜPÇE BİR ŞİİR BU

    Bakmayasın kusuruma ben manzume derim ona

    Vardır bir muçkasi loçkasında

    Üle demişidi doktoruna

    Gel de yakma şimdi telleri

    Sarmış pusto düşman dört tarafımi

    Alti patlak da çare etmez şimdi

    Paslandi sandıkta geçti onun modasi

    Çaresi benzer nice bu sari duvara

    Satmiş odunlarını çoktan eski pazarda

    Kalmiş biraz noksan şimdi gezer nice haforoz

    Agarmiş saçlari yolunmiş nice tebu horoz…

    Yorum Yap